|
|
İZLENİMLER
Yazar |
: Gürkan ÇÖREKÇİ |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 1262 |
Tarih |
: 11 Eylül 2008 22:22 |
Erzincanlı olup da kendi memleketinde Üniversite okumak herkese nasip olmaz, bende o şanslı kişilerden biriyim sanırım. Erzincan da bulunduğum süre içinde güzel ve kaliteli bir Üniversite öğrenimi geçirdim. Bunun yanında akrabalarım, dostlarımda Erzincan’da idi.Yabancı olduğum bir memleket değildi sonuçta. Hafta içi derslerim vardı, hafta sonları bir gün de mutlaka sılbıs’a giderdim. Yazın sılbıs çok güzel olurdu, insanın gerçekten huzur bulduğu bir mekân adeta.Babannem genelde her yaz köyde idi, hem onu ziyaret ederdim hem de okul sitresini üzerimden atmak için bir fırsat bulurdum. Bağımızda bin bir çeşit çiçekler, meyva ağaçları, maşaralar ve yıllara meydan okuyan, yazın buz gibi akan bir gözemiz vardı. Şöyle bir çimenlere uzanıp bulutları izleyip birde gözeden gelen su sesi ile bir haftanın yorgunluğunu üzerimden atardım. Büyük şehirlerde doğup büyüdüğümüz için şehir sitresi, trafik keşmekeşi gibi insanı huzursuz eden etkenler yok idi sılbıs’da, sadece belki de hiç duymadığım çeşit çeşit kuş seslerini duymak bana gerçekten tarif edilmez bir mutluluk verirdi. Tabi bu güzelliklerin yanı sıra; bir meyva yı dalından uzanıp koparmak ve afiyetle yemek o kadar güzeldi ki… Köye gittiğim vakit köy sessiz idi genelde köye yıllarını vermiş yaşlı insanlar vardı, köy onlar için hayattı adeta, benim akranım pek kimse yoktu bu durum genelde beni üzüyordu haliyle, gençlerin kimi askerde, kimi gurbette, kimi de köyü sevmiyor bunları ben hep duyduğum için üzülürdüm, çünkü böyle doğa harikası bir yer var sonuçta, ama hayat işte… Mevsimler kışı gösterdiğinde yine hoş portreler vardı, özellikle vizeler bitince mutlaka köye bir uğrardım. Dayımların köyü de sılbıs’a çok yakındı, bahçeli köy. Oraya da uğrardım zaten sılbıs’a çok yakındı.Kışın yanan köy sobasının sıcağında, demli bir çay alıp cam kenarından dışarıyı izlerdim. Yağan kar tanelerinin nazlı bir şekilde yere düşüşünü izlemek çok tatlı olurdu, bir de uzaktan sılbıs’ı izleyip çayımı yudumlamak gerçekten çok ayrı bir duygu idi benim için. Köy kış olması ile gerçekten derin bir sessizliğe bürünüyordu, ben o sessizliğe hiç alışkın değildim, öylesine derin bir sessizlik vardı ki! Adeta insanı dinlendiren ve insanı rahatsız etmeyecek bir sessizlikti bu tamamen huzur vericiydi. Saatlerde akşamı gösterince bizde şehirde ki evimize doğru yol alırdık çünkü okulum vardı, şehirde ki eve gidince ders notlarımı son bir kez kontrol ettikten sonra, dinlenmiş, okul ve vize sitresini üzerimden atmış bir şekilde gelecek haftaya meydan okurdum adeta. Evet, şimdi okulum bitti.İşimin başındayım bazen o güzel günler aklıma geldikçe fotoğraflarıma bakıp dostlarımı arayıp birde bu güzel siteye uğrayıp hasretimizi bir nebzede olsa dindiriyorum. Bazen uzaklara daldığım vakit güzel günler geçirmişim diyorum içimden…
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu Yazarın Önceki Yazıları
|
|
|
SON DAKİKA HABERLERİ
|